Kelimeler Bazı Anlamlara Gelmiyor

Doğar doğmaz dinlemeye başlarız. Kayıt cihazı misali kaydeder beynimiz kelimeleri. İşte anadilimiz böylece meramımızı anlatmaktaki aracımız olur. Ancak hep bir tekrar söz konusudur.

“... en azından yüzde doksan oranında alıntılarla konuştuğumuz söylenebilir.”  *1

Dinlenmeden dillenmeye geçiş tekrar sürecidir yani özünde. Özgünlükten uzaktır geneli için anlatmak.

Tam da burada ortaya çıkar farklı olanlar.

Kelimeler, Albayım, bazı anlamlara gelmiyor.”    *2

Bizlerin gördüğü ve bildiği ancak ne kadar görse ve bilse de birbirinin tekrarından başka şekilde anlatamadığı şeyleri anlatır edebiyat insanları. Onların kalemi konuşur. Her birinin konuşma tarzı farklıdır. Bu yüzden var olurlar zaten. Bu yüzden bize ulaşabilirler.

Okur-yazar oranı giderek artsa da okur ve yazar olmak basit değildir aslında. Herkes okumayı öğrenir ama herkes gerçekten okumayı beceremez. Hele hele yazmak… Evet belki herkes harfleri yan yana dizip yazmayı becerir er ya da geç. Ama herkes düşünceleri farklı şekillerde yan yana özgün bir şekilde yazmayı beceremez. –

Ancak her ne olursa olsun yazmak gerekir. Evet belki de önce kendini bulmak zordur. Ama yazarak düşünceyi somutlaştırma imkanı yakalar insan. Okumak gerekir. Gerçekten yazanları okumak… –

“Çok Satanlar” cemaatinin müridi olmak bir okurun kendine yapabileceği en büyük kötülüklerden biridir. Her türlü mecrada reklamı yapılarak öne çıkarılan ve hatta belirli ücretler karşılığında hepimizin bildiği zincir kitabevlerinde çok satanlar listelerinde kaç hafta duracağı anlaşmaları yapılan kitaplar edebiyatın yozlaşması için üzerine düşen görevi yerine getirmiş olur. –

Okuyun dostlar. Okuyacağınız kitapları seçerken gerçekten seçici olun. Bir hastalığın iyileşmesi için gerekli ilacı seçer gibi seçin. Dün gece uykunuz kaçmış da televizyon karşısında zaman geçirmek için seçtiğiniz program gibi seçerseniz kitapları tıpkı sabah kalktığınızda silinen o program gibi uçar gider o kitaplar. Çünkü onların hafifliği uçmaya elverişlidir. En ufak yelde uçar giderler. Kimse tutamaz onları.

Oysa gerçek edebiyat köklerini derine salar. Asırlık çınarlar misali her türlü fırtınaya karşı dimdik durur onlar.

*1= Tahsin Yücel                    *2= Oğuz Atay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir